Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm.
"Telgrafın tellerini kurşunlamalı"Ölüm Risalesi'nden:
Öyle değildi bu türkü bilirim
Bir de içime
-Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen-
Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
Bazan gelmesi beklenen bazan ansızın çıkagelen
Haberler bilirim mektuplar bilirim.
Bir gün öleceğim biliyorumVe son olarak yine Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair'den:
Bunu her an ölür gibi biliyorum
Kadınlar bilirim ülkeme aitErdem Bayazıt ile hiç görüşmedim, konuşmadım ve -bildiğim kadarı ile- aynı mekanda hiç bulunmadım. Dün akşam birkaç televizyon kanalında bazı görüntülerini izledim ama daha önceden bunları gördüğümü hatırlamıyorum. Elimdeki şiir kitabından başka bir tane daha şiir kitabı varmış ama onu da yeni öğrendim. Dergi köşelerinde başka yazıları var mı yok mu bilmiyorum. Ancak yazdığı birkaç mısra ile o kadar yakın şeyler hissediyorum ki anlatamıyorum.
Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak
Göğüsleri Çukurova gibi münbit
Dağ gibi otururlar evlerinde
Limanlar gemileri nasıl beklerse
Öyle beklerler erkeklerini
Yaslandın mı çınar gibidir onlar sardın mı umut gibi.
Etiketler: bulmak, Erdem Bayazit, olum, sana bana vatanıma ulkemin insanlarina dair
