Dün nerede ise yerimde duramadım. Kiminle bir görüntülü konuşma yapayım diye eş-dost herkesi aradım.
Yahu! Bir tek ben miyim bu işlere meraklı, dedim kendi kendime. Sonra bir baktım ki Sayit’ten görüntülü konuşma çağrısı alıyorum. Oh be!
İlk izlenimim o kadar da iyi değildi. Ancak bugün karşı tarafta bir Nokia E71 olunca ve bende de Toshiba G500 ile daha iyi görüntü ve sese kavuştuk.
Yine de beklentilerimin altında idi ama iyi idi.
Halk benimser ve kullanırsa inaniyorum ki kalite de artacaktır.
Yok aslında içimde derin bir sızı kitaplar. Okunmayı bekleyen ve mutlaka en kısa zamanda okumak istediğim kitaplar çok fazla birikti. Amma velakin bu kitap yığınını azaltmak için bir çaba görünmüyor. Eskiden en az yüz sayfa okumaya çabalardım. Sonra en az iki saat gibi, kaç sayfa okuduğuma bakmadan bir okuma zamanı belirlemiştim.
Şimdiyi ise boşverin.
Belki bu yazı bir değişim gerçekleştirir.
Satın alınmış ama okunmamış kitaplar listeme başlayayım:
Başlık olarak “Son Zamanlarda Neler Yaptım?” derken galiba satın almayı düşündüm. Yoksa okumak değildi yaptığım.
Listelemek çok daha kolay:
- Star Trek
Kaptan Kirk’ün nasıl kaptan-lider olduğunu hayranlıkla izledim. Puanı tam olarak 10 olur.
- Ice Age: Dawn of the Dinosaurs
Ben beğendim. Belki o gün keyfim yerinde idi ve 8 veriyorum. Yalnız yıllar önce karton 3D gözlüklerle izlediğimi(Elm Sokağı Kabusu idi ama hangisi!) saymazsak, ilk defa 3D film izledim. Sanki biraz baş ağrısı yaptı. Galiba alışmak lazım.
- WALL-E
Harika idi. Daha önce burada yazmadım diye listeme ekledim. 10 puan.
- The Curious Case of Benjamin Button
Film eskidi ama hepsini bir listeleyim dedim. 9 puan.
- Angels & Demons
Ancak 7 puan.
- Transformers: Revenge of the Fallen
İlki de pek sarmamıştı. Daha iyi bir fikrimizin olmadığı akşam için idi. Olsa olsa 7 olur.
- Terminator Salvation
Beklenti büyük idi. Bloglarda, sağda solda ne kadar çok şey okudum. Süper filan dediler ama ancak ve zorlayarak 7 olur. Yalnız çok güzel bir sahne vardı. Onun hatırı olmasa 6 olurdu. O sahne de John Connor’ın liderliğini çok güzel gösteriyordu. Hani şöyle bir şey yapıyordu: Akşamları eline telsizi alıyor ve insanlara anlatıyordu ya… işte liderlik bu dedim ve sonra da bu sahneyi eşe dosta çok anlattım. Ayrıca Christian Bale faktörü de var.
Daha yazılacak filmler var ama bir kerede filmleri yazmak isteyince olmuyormuş.
Yorumlar